(506 S. K. m. 2, 6, 79) (818 S. K. m. 313)
Dava: Davacı, davalı işveren nezdinde 1982 yılından itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 1982'den beri davalıya ait Avukatlık Yazıhane işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığını, hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
Davacının, tanık ifadeleri, davalı işveren beyanı ve diğer delillere göre işyerinde aralıklı olarak haftada 2-3 gün büro da temizlik yaptığı ve büroyu beklediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık işyerinde tam gün mesai yapmayıp o işyerine aralıklı olarak çalışmayan davacının yaptığı işin hizmet akdi olup olmadığında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 2. maddesine göre, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar. Aynı Yasanın 6. maddesinde çalıştırılanlar işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olurlar. Yine B.K.'nun 313. maddesi gereği çalışanlar; zaman ve bağımlılık unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmakta ise aradaki ilişki hizmet akdi olarak kabul edilir.
Somut olayda, davacının, işyerine haftada 2-3 gün giderek temizlik yaptığı ve büroyu beklediği mahkeme kararında da kabul edildiğine göre aradaki ilişkinin hizmet akdi niteliğinde olduğu açıktır. Yukarıda belirtildiği üzere hizmet akdinin unsurlarının oluşması için çalışmanın sürekli ve aynı işverenin işyerinde geçmesinin gerekmediği,şahsın bir ve birkaç işyerinde çalışmasının hizmet akdinin kurulmasına engel olmayacağı, ( Part-Time ) biçiminde çalışma olabileceği yasa gereğidir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı çalışmalarının hizmet akdine dayalı olarak geçtiği kabul edilip günlük çalışma saati ve aylık çalışma günü hesap edilerek istenilen dönemdeki toplam sigortalı sürenin hizmet tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy