(506 S. K. m. 11, 17, 30)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.3.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat Ali Turan Başar ile karşı taraf vekili Ahmet Bük geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi:
Karar: 1-Davacının uzun yıllar davalı TTK.'da çalıştıktan sonra 1958'de iş akdinin fesh edildiği ve işten ayrıldığı görülmektedir. Davacıda saptanan meslek hastalığı ise işten ayrıldığı tarihte %10 olarak belirlenmiş aynı yıl bu oran %40 yükselmiş sonuçta 1970-72 yıllarında tamamen iyileşmiştir. 1976 yılında yapılan muayenesinde meslek hastalığı teşhisi yeniden konulmuş ancak malüliyet oranı saptanamamıştır. Bu kerre 1997 yılında hastalığı %10 oranında malüliyet gerektirdiği ve 2000 yılında da bu oranın %13,2'e yükseldiği belirlenmiştir.
Görülmekte olan dava meslek hastalığının tamamen iyileşmesinden sonra yeniden belirlenmesine ilişkindir. Şu duruma göre işten ayrılma tarihi ile davacıda yeniden ve 1976 yılında saptanan meslek hastalığı ve bunun giderek artışı sonucu oluşan durumlar sırasında işyerinde ilgisi ve işveren yükümlülüğünün saptanması yönünden öncelikle SSK Yüksek Sağlık Kurulundan görüş alınması ve belirlenen bu olguların meslek hastalığının ( promokonyoz hastalığına ) özelliği dikkate alınarak doğal olup olmadığı hakkında görüş alınması ve işveren, çalışma koşulları ve işyeri ile bağlantısının saptanması gerekirdi bu yönden bir araştırma yapılmaması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Öte yandan davacının davalı işyerinden ayrıldıktan sonra başka işyerlerinde çalışmalarının olup olmadığının keza araştırılması ve bu yönün SSK'dan da sorulması gerekirdi.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olguların gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 250.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy