(506 S. K. m. 60, 61, 62, 98)
Dava: Davacı, 22.266.509 TL. fark yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
Enstitüsü tarafından açıklanan en son temelli yılı Kentsel yerler tüketici Dava nitelikçe 506 sayılı kanuna göre bağlanan aylığın her ay bir önceki aya göre Devlet İstatistik fiyatları indeksi artış oranı kadar artırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Başka bir anlatımla bağlanan yaşlılık aylıklarına uygulanan bir önceki ayın TÜFE oranının, yaşlılık aylığının ödendiği tarihten değil, aylığa hak kazandığı tarihten itibaren yapılması gerektiğinin saptanması ile kurum sataşmasının giderilmesine yöneliktir.
Davacıya kurum tarafından 506 sayılı yasanın 60 ve 61. maddelerinde öngörülen koşullara sahip olması nedeniyle aynı yasanın 62. maddesi göz önünde tutularak, ay başından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanmıştır. ( Ayın ) ise 30 takvim gününü içerdiği davacıya bağlanan yaşlılık aylığının 4447 sayılı yasanın EK 38. maddesi gereğince her ay bir önceki ayın TÜFE oranında arttırılması gerekir. Arttırmanın Sosyal Sigortalar Kanunun 98. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ödeme tarihinden değil, ayın 30 takvim gününü içerdiği kabul edilmesi gerekmektedir. Mahkemenin bu hususları göz önünde tutarak, davacının TÜFE oranında ücretlerinde meydana gelen artışı hesaplatmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy