(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Uyuşmazlık İİK 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak davasıdır. Haciz davacı ve borçlunun birlikte oturduğu evde yapılmıştır. İİK 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına ise de bu yasal karinenin aksinin kanıtlanması olanaklıdır. Mahcuzlardan Buzdolabı ve Çamaşır Makinasının eski tarihli fatura servis fişleri ve tanık anlatımlarıyla davacıya ait olduğu kanıtlanmıştır. Ancak dava konusu TV'ye ait herhangi bir mülkiyet belgesi ibraz edilmemiştir. Bu durumda bu mahcuz mal yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
3- Telekomünikasyon hizmetleri ile ilgili olarak abone veya kullanıcılara tahsis edilen numara ve hat kullanımı gibi, intifa ve kullanım hakları 4502 Sayılı Kanunun Ek. 25. maddesi gereğince haczedilemez.
Somut olayda davacı ile ilgili telefonların kanunun yürürlüğe girdiği 29 Ocak 2000 tarihinden önce haczedildiği açıktır. Ne var ki, aynı yasanın geçici 8. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce haczedilip henüz satışı yapılmayan telefonlar üzerindeki hacizler ilgililerce bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içinde kaldırılmadığı takdirde sözleşmelerin feshedileceği hükmü öngörülmüştür.
Hal böyle olunca dava konusu olay da geçici 8. maddenin öngördüğü koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği açıktır. Oysa açıklanan doğrultuda işlem yapılmadığı ortadadır.
Bu nedenle, anılan yasanın geçici 8. maddesinin öngördüğü koşulların dava konusu olayda oluşup oluşmadığı araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy