(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, aksine Kurum işleminin iptali ile Kuruma prim borcu ve gecikme cezası borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Enver Aktaş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, işyerinde yapılan işin nevi ve miktarına göre işçi sayısının az gösterilmesi nedeni ile SSK'ca uygulanan prim ve gecikme cezasına ilişkin kararın kaldırılıp muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 79, 7 ve 8. fıkraları gereği prim borcuna ilişkin yazısının henüz davacıya gönderilmemiş olması nedeni ile gerekli prosedür işletilmeden bu dava açıldığından davanın reddine karar verilmişse de, bu sonuç usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 3917 sayılı Yasa ile getirilen ölçümlemeye dayalı yasal sistem iptal edilmiş, ancak iptali hüküm altına alan kanun hükmündeki kararnamenin de Anayasa Mahkemesince iptali üzerine, ortaya hukuksal bir boşluk çıkmış ve bu boşluğun doldurulması gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca öngörülmüştür. Bu durumda, gerçeğin saptanması ve Kurumun prim alacağının bulunup bulunmadığının yöntemince saptanması gerekir.
3917 sayılı Yasanın getirdiği sistem iptal edildiğinden, artık 79. maddedeki prosedürün uygulanması da düşünülemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle işyerinin kapasitesi, çalışma yöntemi, iş durumunda bir değişiklik olup olmadığı, işyerinde çalışan işçi sayısının mevsimlik veya diğer koşullara göre değişiklik gösterip göstermediği ve işverenin farklı bildirim nedeninin açıkça ortaya konması, gerekirse mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişilerden görüş alınmak suretiyle sonuca gitmek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.2.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy