(1086 S. K. m. 73) (233 S. KHK. m. 3, 15)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davalı yöntemince yetki ve husumet itirazında bulunmuş, yetkili Mahkemenin Erzurum Elektrik Dağıtım Müessesesinin bulunduğu Erzurum İş Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Gerçekten 233 s. KHK.nin 15.vd. hükümlerine göre sermayesinin tamamı devlete ilişkin teşebbüsler işletmelerini müessese olarak teşkilatlandırabilirler. Bu kuruluşlar statülerin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanırlar. Müesseseler tüzel kişiliğe sahip olduktan başka 233 s. KHK.nin saklı tuttuğu hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir. Sorumlulukları sermaye ile sınırlı olup organları yönetim komitesi ve müessese müdüründen oluşur. Bu organlar teşebbüsçe tespit edilen esaslara göre müesseseyi yönetir. Komitenin aldığı kararları ise müessese müdürü yerine getirir ve müesseseyi temsil eder.
Dava konusu olayda davalı TEDAŞ A.Ş'nin 15 Eylül 1993 tarihli 21699 S. resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 233 S. KHK.nin 3. maddesine göre TEK Kurumundan ayrılarak 2 ayrı İktisadi Devlet Kuruluşu olarak kurulduğu, ayrıca 26 Ocak 1994 tarihli 21830 S. Resmi gazetede yayınlanan ana statüsü ile organlarının görev alanının belirlendiği 4 Mayıs 1994 tarihinde tescilinin yöntemince yapılıp ilan edildiği görülmüştür.
Öte yandan bir İktisadi Devlet Kuruluşu olan davalı TEDAŞ'ın yöntemince müesseseleri oluşturduğu ve dava konusu olayda iş kazasına uğradığını iddia eden işçinin mensubu olduğu müessesenin 15.7.1998 gününde Erzurum ilinde kuruluşunun tescil edildiği ve ilanının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Müesseseler yukarıda belirlendiği üzere bağımsız hareket edebilen sermayeleri bulunan yetkili organları gösterilen tüzel kişilerdir. Bu tüzel kişilerin faaliyet alanlarında ki olaylar sebebiyle aleyhlerine açılacak davaların yetkili mahkemelerde görülmesi ve kanuni hasım gösterilmeleri zorunludur. Bu sebeple davanın yetki ve husumet sebebiyle reddi gerekirken işin esasına girilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün bu sebeplerle BOZULMASINA ve bozma içeriğine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 01.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy