(506 S. K. Ek m. 5) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Davacı itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tesbitiyle, yaşlılık tahsis talebi nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Uyuşmazlık davalı işverenlere ait gemilerde gemi adamı olarak çalışan davacının denizde geçen çalışma sürelerinin itibari hizmet süresi olarak sigortalılık süresine eklenmesine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 3395 sayılı Yasa ile değişik Ek.5. maddesinin III. bendidir. Bu maddeye göre gemi adamlarının denizde geçen sürelerine her tam yıl için 90 gün sigortalılık süresi ekleneceği belirtilmiştir. Bu durumda itibari hizmetten yararlanmak için gemi adamı olarak ve denizde çalışma koşullarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Denizde çalışmak sefer halinde gemide olabileceği gibi limanda bekleyen gemide de olabilir. (örneğin bakım ve onarım gibi) Yasa koyucunun denizde çalışanların her türlü tehlikeye açık denizde geçen çalışma süreleri açısından bu haktan yararlanmalarını amaçlamıştır. O nedenle yerel mahkemenin elektrik zabiti olan davacının gemide fiilen çalışmadığı ve çalışmak üzere işverene ait tesiste bekleyerek geçirdiği süreden de itibari hizmetten yararlandırılmasına karar vermesi yasaya aykırıdır. Öte yandan davacının denizde (gemide) fiilen çalıştığı süre yönünden gerekli araştırma yapılmadan sonuca varılması ve kurulan hükümde HUMK'nun 389. maddesine aykırı olarak davacının denizde geçen çalışmasına göre kazandığı itibari hizmet süresinin kararda belirtilmemesi de doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş ister seferde ister limanda beklemede olan gemide davacının fiilen çalışma süresini tesbit etmek bu bağlamda taraflara tanık dahil delillerini ibraz etmeleri için önel vermek, gösterilen delilleri topladıktan sonra davacının 1.9.1987 tarihinden sonraki davalılar işyerlerindeki çalışmalarından dolayı itibari hizmet süresini saptamak ve bu süreden yararlanması gerektiğinde karar vermek gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş görüşü de bu yöndedir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy