(2004 S. K. m. 96, 145, 148)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı (3.Kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur Algan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı vekili, haczedilen taşınır malların müvekkili banka ile borçlu arasında hacizden önce 9.7.1999 gününde noterde düzenlenip tescil ve ilan edilen Ticari İşletme Rehni sözleşmesi kapsamında bulunduğunu ileri sürerek hacizli mallar üzerindeki rehin hakkına dayalı davanın kabulünü istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık İİK. nun 96/ı maddesi uyarınca 3. kişinin rehin hakkına dayanan istihkak davasına ilişkindir.
Mercice, rehni sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmekle birlikte rehinli malların haczedilemeyeceği konusunda düzenleme bulunmadığı, rehin hakkı sahibinin bu hakkına dayanarak takip yapma hakkı veya satış ve paranın paylaştırılmasına katılma hakları bulunduğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Rehin hakkına dayanan istihkak davasının amacı, haczedilen mal üzerinde davacının rehin hakkının varlığını tespit ettirmek ve böylece haczin mevcut rehin hakkını etkilememek koşulu ile yapılması olanağını sağlamaktır. Rehin alacaklısının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip hakkının bulunması (İİK. Md. 145-153) istihkak davası açılmasına engel değildir. Rehinli alacaklı tarafından açılan istihkak davasında, haczedilen mal üzerinde davacının rehin hakkı bulunduğunun tespiti başka bir deyişle iddianın kanıtlanması durumunda hacizli malın bu rehin hakkı ile kısıtlı olarak haczedilmiş sayılması suretiyle istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerekir. Somut olayda, mercice davacının dayandığı Ticari İşletme Rehin sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edildiğine göre bu sözleşmenin dava konusu hacizli malları kapsayıp kapsamadığı usulünce tespit edildikten sonra sözleşme kapsamında kalan malların rehin hakkı ile kısıtlı olarak haczedilmiş sayılmasına karar verilmesi yerine yazılı biçimde red kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı (3.Kişiye) iadesine, 13.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy