(2004 S. K. m. 83/B, 96, 97) (1086 S. K. m. 417, 512) (492 S. K. m. 28, 32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki taraflarca istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Uyuşmazlık, İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davaları İİK.'nun 97/11 ve HUMK.'nun 512. maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %045 oranında hesaplanacak nisbi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören 32. maddeye aykırı olarak peşin alınan maktu harçla yetinilerek davaya eksik harçla bakılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı borçlunun babasıdır. Menkul haczi her ikisinin birlikte oturduğu evde yapılmıştır. Haczedilen 2 adet ineğin davacıya ait olduğunun benimsenerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. 12.9.2000 tarihli haciz tutanağından ev eşyaları yanında fiyatı 800.000.000 TL den 3 adet inek ile ikisine ait toplam 2 adet yavrunun haczedildiği açıklanmış olmasına karşın yavruların değeri tutanağa geçirilmemiştir. Haczedilen 2 adet ineğin davacıya ait olduğu kabul edilmekle birlikte 2 adet yavrunun durumu açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı bu yavruların dana olduğunu ileri sürmektedir. Bu iki yavrunun davacıya ait olduğu kabul edilen 2 ineğin yavrusu olduğu kabul edildiği takdirde haczedilen 2 yavru yönünden de davanın kabulü gerekir. Eğer davacıya ait olduğu kabul edilen bu 2 inekten bir adedinin yavrulu diğerinin yavrusuz olduğu benimsenirse haczedilen yavrulardan birisinin davacıya ait olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği ortadadır. Bu nedenle tarafların bu konudaki delillerinin sorularak toplanması bu hayvanların bulunduğu yerde haczi yapan icra memuru ve bilirkişi de hazır bulundurarak kesif yapılarak yavruların her birinin keşif tarihi itibariyle değerlerinin tesbiti ile birlikte haczedilen ve davacıya ait olan ineklerin ve yavruların saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4- Kabule göre de; Mercice davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olduğuna göre HUMKnun 417/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranı gözetilerek paylaştırılması ve harç giderinin davalı alacaklıya yükletilmesi gerekirken yargılama giderlerinin tümünün davacı üzerinde bırakılması da doğru değildir.
O halde, davacı 3.kişi ve davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy