(2004 S. K. m. 97, 282) (492 S. K. I SAYILI TARİFE)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı-karşı davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 3. kişi ihalede satın aldığı ve borçluya kiraladığı taşınır mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Merciice davacının ihalede satın aldığı mallar yönünden davanın kabulüne, diğer mallar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınırlar borçlu Şükrü D... elinde haczedildiğinden İİK. nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi borçlu lehinedir.
Davacı 3. kişi, dava konusu hacizli malların bir kısmını borçlular aleyhine yürütülen Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün Esas 1998/20 sayılı takip dosyalarında 5.3.1998 tarihinde gerçekleşen ihalede, alacağına mahsuben satın almış olmasına karşın davaya konu haczin gerçekleştiği 4.5.2000 tarihine kadar borçlu elinde bırakmıştır.
Davacı ev eşyası niteliğindeki malları ihalede satın almasına karşın teslim almayarak 2 yıla yakın süre borçlu elinde kalmasını haklı gösterecek hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri gösterip kanıtlanmadığından (İİK md. 97a/2) haczedilen mallar borçlunun sayılır. Davacının borcun doğumundan ve ihaleden 22 ay sonra borçlu ile 21.1.2000 tarihli kira sözleşmesi düzenleyerek borçluya kiraladığını ileri sürmesi danışıklı olup alacaklının haklarını etkilemeyeceğinden 3. kişinin davasının tümünün reddi yerine kısmen kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davalı karşı davacı alacaklı tarafından karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davası Harçlar Yasası ve 1 nolu tarife uyarınca nispi ilam harcına tabi olduğu halde maktu harç alınmak suretiyle davanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi İİK. nun 282 maddesinin buyurucu hükmü gereği borçlunun davada davalı taraf olarak yer alması gerekirken davaya katılması gerektiğinin göz ardı edilerek davanın sonuçlandırılması da doğru görülmemiştir.
O halde, davalı-karşı davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy