(3201 S. K. m.3)
Dava konusu olayda davacının 12.1.1993-29.6.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğu (limited şirket ortağı olması sebebiyle) tartışmasızdır. Davacı bu dönem içerisinde borçlanma talebinde bulunduğuna göre Bağ-Kur Kurumuna başvurması gerekirdi. Davacının Bağ-Kur sigortalılığını saklayarak SSK'ya yapmış olduğu borçlanma karşısında bu borçlanmanın Bağ-Kur'a devredilmesi ve buna göre işlemler yapılması gerekir.
Dava: Davacı, SSK'na yapmış bulunduğu 9.1.1998 tarih 319401 sayılı tahsis emeklilik müracaatının geçerli bulunduğunun tespiti ile müracaat tarihi itibariyle birikmiş emekli aylıklarının SSK'ca ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Mahkemece davacının her ne kadar SSK'dan yapmış olduğu borçlanmanın geçerli olduğu ve borçlarının bu kuruma yapılması gerektiği belirlenmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davanın yasal dayağını oluşturan 3201 sayılı Kanunun 3. maddesine göre yurda kesin dönüş yapanlar kesin dönüş tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde Sosyal Güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabii olmamaları durumunda Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlanma yapabileceklerini öngörmüştür.
Dava konusu olayda davacının 12.1.1993-29.6.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğu (limited şirket ortağı olması sebebiyle) tartışmasızdır. Davacı bu dönem içerisinde borçlanma talebinde bulunduğuna göre Bağ-Kur Kurumuna başvurması gerekirdi. Davacının Bağ-Kur sigortalılığını saklayarak SSK'ya yapmış olduğu borçlanma karşısında bu borçlanmanın Bağ-Kur'a devredilmesi ve buna göre işlemler yapılması gerekir. Mahkemenin yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy