(1479 S. K. m. 24/1-9, 79)
Dava: Davacı, 9.3.1990 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 9.3.1990 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
1479 sayılı Yasa'nın 24/I-9 maddesine göre, anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılır. Aynı yasanın 79. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık ise, sigortalının tescil talebinin kuruma intikal ettiği tarihte başlar. Ancak, ayı içinde primi yatırılmış süreler sigortalılık süresine dahil edilir.
Somut olayda, davacı Toros Bal ve Gıda maddeleri Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketinin 9.3.1990 tarihinden itibaren ortağı olup, şirketin kurucu ortaklarından olmadığı gibi yönetim kurulu üyeliği de bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı nakliyecilik işinden dolayı vergi kaydı nedeniyle 1.1.1997 tarihinden itibaren kurum tarafından Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmiştir. Bu tarihten önce ise, vergi kaydı, esnaf ve sanatkar sicili kaydı veya usulüne uygun kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı bulunmadığı da ortadadır. Davacının anonim şirket ortağı olması 1479 sayılı yasa kapsamına alınması için yeterli olmayıp, kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olması gereklidir. Öte yandan, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için kuruma tescil talebinde bulunmadığı gibi düzenli prim de ödememiştir.
1479 Sayılı Yasa'nın sisteminde sigortalı olunmayan ve uzun yıllar prim ödenmemiş sürelerin geriye yönelik toplu ödeme yapılmak suretiyle değerlendirilmesine ilişkin bir düzenlemede mevcut değildir. Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı 9.3.1990-1.1.1997 tarihleri arasındaki dönem için hatalı işlem yaparak geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, koşulları varsa, fazla prim ödemeleri ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy