(506 S.K. m.11) (1475 S.K. m.11) (818 S.K. m.43,47)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer P... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereğince işlem yapılmamıştır.
Gerçekten bu tür davalarda öncelikle olayın iş kazası olduğunun tespiti ile mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin kurumdan sorularak bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği ortadadır. Somut olayda, olayın iş kazası olmadığı yolundaki SSK'nın itirazları karşısında, olayın iş kazası olup olmadığının mahkeme marifetiyle usulüne uygun bir şekilde tespit etmeksizin yanlış yorum ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Mahkemece yapılacak iş; davanın niteliği gözönünde tutularak olayın iş kazası olduğunun tespiti ile hak sahiplerine gelir bağlanması için Kuruma başvurmaları giderek dava açmaları yönünden önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy