(506 S. K. m. 95)
Dava: Davacı 19.7.1985-9.2.1990 tarihleri arasındaki sürenin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınmasına ve yaşlılık aylığının yeniden hesap edilerek maaş farklarının geriye dönük olarak faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 1985 ila 1990 yılına ilişkin işverence ödenen primleri dikkate alınarak buna göre yaşlılık aylığının yeniden düzenlenmesi konusunda istemi mahkemece yerinde görülmemişse de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten, davacı, Belediyede sigortalı olarak çalışmakta iken Sıkıyönetim Yasası gereği görevine son verilmiş ve bilahare davacıya yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak 1985 tarihli Danıştay Tevhidi İçtihat kararı ve buna bağlı tebliğler gereği Sıkıyönetim Yasası sonucu ve Sıkıyönetim komutanlığınca görevine son verilen sigortalının 1985 ila 1990 yılları arasında olmak üzere tüm özlük haklarının verilmesi kabul edilmiştir. Ayrıca bu kişilerin ayrıldıkları işyerine yeniden girmeleri hükme bağlanmıştır. Davacı, oluşan bu durum üzerine Belediye Başkanlığı nezdinde yeniden işe başlamış ve geriye yönelik 1985 ila 1990 yılları arasındaki hakları kendisine verilmiştir. Bu arada sigorta primleri de SSK'ya yatırılmıştır. Her ne kadar sigorta primleri davacının yaşlılık aylığı aldığından bahisle eksik yatırılmış ise de bu durum davacının kazanılmış hakkını ortadan kaldıramaz. Davacı Sıkıyönetim Yasası uygulanması sonucu işten ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Bu tür bir zorunluluğun bulunmaması halinde, sigortalının çalışmasını sürdüreceğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun düşecektir. Bunun sonucu, yaşlılık aylığı yönünden daha uygun koşulları kazanacağı da tartışmasızdır. Kendisinin işten uzaklaştırıldığı 1985-1990 arasındaki tüm özlük hakları geriye yönelik iade edildiğine göre bu sürenin değerlendirilmesinde davacının hukuksal yararı bulunmaktadır. Belirtilen 5 yıllık sürenin yaşlılık aylığı hesabının da gözönünde tutulması ve yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi ve davalının buna göre eksik primlerinin de tahsili gerekirken istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi..(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy