(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, murisinin davalılardan işverenlere ait işyerinde 1.4.1975-1.10.1990 tarihleri arasında asgari ücretle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davalıya ait işyerinde 1.4.1975-1.10.1990 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen Kuruma eksik bildirilen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalılar ile çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açacakları hükmü yer almıştır. Somut olayda davacının 20.5.1975, 2.7.1981, 4.6.1985,27.8.1986, 8.8.1990 tarihli müfettiş kontrol tutanaklarında davacının işyerinde çalıştığının tespit edilmiş olduğu, keza davanın işveren tarafından birden fazla işe giriş bildirgesi verilerek bir kısım hizmetlerinin Kuruma bildirildiği ve primlerinin ödendiğinin dosyadaki belgelerden anlaşılmasına göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği ortadadır.
Öte yandan dosya içindeki belgeler ve müfettiş tutanaklarına göre kiremit ve tuğla fabrikası işyerinin mevsimlik olarak çalıştırıldığı, çalışmaya ara verildiği dönemlerde de hizmet akdi kesintiye uğramış sayılmayacağından mevsimlik çalışmaların hak düşürücü süreye tabi olmadığı Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinden ücret bordrolarını celbetmek, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bildirge ve bordrolardan davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverenin bordrolarda kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile, davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını, muhtasar vergi beyannamelerini incelemek, bordrolu komşu işyeri çalışanlarının bilgilerine başvurmak, özellikle tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy