(1479 S. K. m. 24, 25, 79) (4247 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, 20.4.1984-1.1.1997 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Bağ-Kur sigortalısı olan davacı Vergi kaydını sildirdiği 20.4.1984 tarihi ile 1.1.1997 tarihleri arasında Bağ-Kur'lu olduğunun tespitini istemiştir.
Davacının Vergi Kaydı nedeniyle 12.12.1983 tarihinde resen kurum sigortalısı olarak tescil edildiği, vergi kaydını sildirdiği 20.4.1984 tarihinden sonra Bağ-Kur yasasının 24. ve 25. maddelerinde aranan şekilde kendi adına ve hesabına bağımsız bir çalışması olmadığı gibi Esnaf ve Sanatkarlar Sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı da bulunmayan davacının Kurumca 4247 sayılı Kanunun 3.maddesine göre prim borçları gecikme zammı ile taksitlendirilerek tahsil edilmiştir. Davacının ödediği primlerin isteğe bağlı sigortalı sayılması için verdiği 25.6.1998 tarihli dilekçesi üzerine prim ödemeye başladığı 1.6.1997 tarihinden geçerli olarak isteğe bağlı sigortalı olduğu kabul edilmiş Vergi Kaydını sildirdiği 20.4.1984 tarihi ile ilk prim borcunu yatırdığı 1.1.1997 tarihleri arasındaki dönem için yatırdığı primlerin iadesine karar vermiştir.
Bağ-Kur yasasının 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa ile değişik 24.maddesine göre bir kişinin Bağ-Kur statüsüne girebilmeleri için vergi yükümlülüğü öngörülmüş, 14.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı yasa ile anılan maddede getirilen değişiklikle sigortalılığa karine yönünde, vergi kaydı bulunanların sigortalılığının vergi kaydı tesisi ile başlayıp terkini ile sona ermesi, vergi kaydı olmayan veya vergiden muaf olunması durumunda Esnaf veya Sanatkarlar Sicili veya Kanunla Kurulu Meslek Kuruluş kayıtlarının esas alınacağı belirlenmiştir.Davacının çekişmeli dönemde düzenli prim ödemesi söz konusu olmadığından isteğe bağlı sigortalılık Yönetmeliğinin 5/c maddesinden yararlanması da olanaksız olduğu gibi 1479 sayılı yasanın 79.maddesine 3396 sayılı yasanın 16.maddesi ile eklenen fıkraya göre sonradan ödenen primleri isteğe bağlı sigorta süresi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Kurumca yanılgı sonucu, 4247 sayılı yasanın 3.maddesinden yararlandırılarak 1997 yılında yapmış olduğu borçlanma geçersiz olup yapılan ödemeler isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmeyeceğinden davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy