(506 S. K. m. 57)
Dava: Davacı iş kazası sonucu oluşan beden gücü kayıp oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacının 11.6.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %16-0 oranında malul kaldığının tespitine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan SSK vekili tarafından duruşmasız, DSİ vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi H. Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, iş kazası sonucu oluşan beden gücü kayıp oranının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde geçirdiği kaza sonucunda % 16 oranında malul kaldığının tespitine karar vermiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten davacının kesin maluliyet tespitinin yapılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Davacıya Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunca % sıfır, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 2.11.2001 günlü raporu ile de % 16 maluliyet oranı belirlenmiştir. Bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Meclisinden (Üst Kurul) rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy