(506 S. K. m. 79)
Davacı, 1985 ile 18.10.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığının tam olarak tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
506 sayılı Kanunun 79/8.maddesi hükmünce, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tesbiti istenilen hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak (5) yıl içerisinde açılması gerekir.
Davacının tesbitini istediği çalışmaların 1985-18.10.1999 tarihleri arasında geçtiği, işe giriş bildirgesinin 15.8.1996 tarihinde Kuruma intikal ettiği, davanın açılış tarihi gözönünde tutulduğunda 1.1.1994 tarihinden önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığı açıktır
Öte yandan, davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya (5) yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınarak, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı K. Ç.'e iadesine, 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy