(506 S. K. m. 60/c, Geç. m. 81/A)
Dava: Davacı 1.3.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle, işten ayrılması nedeniyle mahrum kaldığı ücretinin faiziyle beraber ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 506 sayılı Yasa'nın 60/c maddesinde belirtilen yaşlılık aylığı bağlama koşullarının oluştuğunu, 1.3.2000 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını, işten ayrılması nedeniyle mahrum kaldığı ücretinin faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 1.2.1975 tarihi olduğu Adana 1. İş Mahkemesinin 2000/981 esas, 2001/318 karar sayılı ve 24.5.2001 günlü kararı ile saptanmış ve bu husus Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2001/5703 Esas ve 2001/6098 Karar sayılı 24.9.2001 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Kesinleşen bu kararda davacının 1.3.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebi reddedilmiştir. Ancak yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili talep reddedilirken gerekçe gösterilmemiştir. İlk davada yaşlılık aylığına hak kazanma talebinin reddedilip, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçmiş bulunması davacının yeniden tahsis talebinde bulunma hakkını ortadan kaldırmaz.
Mahkemece yapılacak iş, 4447 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasa'nın Geçici Madde 81/A maddesine göre 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte davacı yönünden 23 yıl sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarının oluşması halinde ve davacının yeniden tahsis talebi varsa o tarihten, yoksa dava tarihinde başvurmuş sayılacağı kabul edilerek yaşlılık aylığı bağlanması talebi yönünden olumlu bir karar vermek gerekirken bu yönün gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy