(1475 S. K. m. 14, 73) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, trafik iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava nitelikçe iş kazası sonucu meslekte kazanma güç kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile işverence iş akdinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talebine ilişkindir.
İşverenin iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesi İş Kanunun 73. ve işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün öngördüğü önlemlerin işyerinde var olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yönün başka bir anlatımla işverenin kusurlu olup olmadığının varsa kusur oranının, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, mahkemece HUMK.nun 275. maddesine aykırı olarak hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden, bilirkişi yerine geçilerek sorunun çözümlendiği açık-seçiktir.
Davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de bu yön dahi hatalı olmuştur. Şöyle ki, iş hukuku yargılamasında; hizmet akdinin işverence haksız olarak feshedildiğinin ileri sürülmesi halinde, feshin haklı olarak yapıldığının ispat yükü davalı işverene düşer. Yargıtayın kökleşmiş ve yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir. Somut olayda davalı işveren yargılamayı takip etmediği gibi feshin haklı olduğu yolunda kanıtta sunmadığına göre davanın kanıtlanamadığından söz edilemez.
Yapılacak iş, işçilik haklarına yönelik talep açısından dosya kapsamı gözönünde tutularak hesap bilirkişisinden, iş kazası nedeniyle maddi manevi tazminat talebi içinde işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden İş Kanununun 73. ve işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü hükümleri gözönünde tutularak yöntemince rapor alınmak, alınan rapor mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy