(506 S. K. m. 79/8)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, itiraz süresi içerisinde dava açıldığından dosyanın incelenmesi için Kurum Ünitesine gönderilmesine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif, sigorta müfettişi tarafından düzenlenen rapora istinaden 1998/5. ve 1999/10. aylarında çalıştırılan işçinin bildirimlerinin yapılmaması nedeniyle tahakkuk ettirilen 509.672.031 TL. prim ve gecikme zammının iptalini istemiştir.
Mahkemece, itiraz süresi içerisinde dava açıldığından dosyanın incelenmek üzere Kurum ünitesine gönderilmesine karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı kooperatifin çalıştırdığı işçi ile ilgili 17.5.1998-25.10.1999 dönemi için Kurumca prim bildirgelerinin istendiği, verilmemesi üzerine, Kurumun resen bildirge ve bordro düzenleyerek prim tahakkuk ettirdiği, prim tahakkuku ile ilgili 5.1.2001 günlü ve 1672 sayılı yazının davacı kooperatif başkanı Ali Osman'a 6.2.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir.
506 sayılı Yasanın 79/8. maddesine göre, işveren tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği öngörülmüştür.
Davacı kooperatifin sözü edilen maddedeki süre içerisinde Kurum ünitesine itiraz etmediği gibi prim ödemesi ile ilgili yazı kooperatif başkanına 6.2.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, İş Mahkemesine ise 26.7.2001 tarihinde dava açılmıştır. Böylece 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesindeki bir aylık süre geçirilmiştir.
Davacının, idari para cezasının kaldırılması ile ilgili talebi kabul edilip, Sulh Ceza Mahkemesince kesin olarak karar verildiğine ve Sulh Ceza Mahkemesinin kararı kanun yararına bozulduğuna göre davacının talebinin dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre menfi tespit davası olarak incelenip bir karar verilmesi gerekirken itiraz süresi içerisinde dava açıldığından bahisle dosyanın incelenmesi için Kurum ünitesine gönderilmesine karar verilmesi isabetli değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle mahkemeye başvurma süresinin de geçirildiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy