(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı 15.2.1992 -1.2.2000 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespitiyle, Kurum sataşmasının önlenmesine ve 15.12.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 15.2.1992 ila 1.2.2000 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet aktine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının 19.11.1991 tarihinde Limited Şirketin ortağı olması nedeniyle 1479 Sayılı Yasanın 24-I.d) maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur Sigortalısı sayıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının tespiti istenilen dönemde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı mı? yoksa 506 Sayılı Yasa anlamında sigortalımı sayılacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasanın 24-I.d) maddesine göre, Limited Şirketlerin ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Davacının davalı Limited Şirketin ortaklarından olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan, 506 Sayılı Yasanın 3-1.F.K) bentleri gereğince, Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar ve her hangi bir işverene hizmet aktiyle bağlı olmaksızın kendi nam hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı ortadadır.
Somut olayda, davacının tespitini istediği dönemde, Limited şirketin ortağı olduğuna, giderek, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğundan, 506 Sayılı Yasanın 3-1.F) maddesi gereğince sigortalı sayılmasına yasaca olanak olmadığı açık-seçiktir. Öte yandan, davacının ortağı olduğu bir Limited Şirkette sigortalı olarak çalıştığı iddiası da geçerli kabul edilemez.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy