(2004 S. K. m. 96, 97) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 55 LL 690 plakalı kamyonu noterde satın almasına karşın takip borçlusunun borcu nedeniyle daha sonra trafik kaydına konulan haczin kaldırılmasını istemiş, merciice 3. kişinin istihkak davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Haciz 3. kişinin yokluğunda yapılmış ise, 3. kişi tarafından istihkak iddiasını İcra Dairesine bildirme (İİK. md. 96/3) ya da İcra Tetkik Merciinde doğrudan dava açma süresi (hacze ıttıla) haczi öğrenme tarihinden itibaren 7 gündür. (İİK. md. 97/9). 3. kişinin yapılan haczi bildirdiği tarihten önce öğrendiği konusunda kanıt yoksa haczi bildirdiği tarihte öğrenmiş sayılır. 3. kişinin haczi bildirdiği tarihten daha önce öğrendiği ispat yükü alacaklıya aittir.
Somut olayda dava konusu araç 22.12.2000 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçlu şirket tarafından davacıya satıldıktan sonra 16.2.2001 tarihinde aracın trafik kaydına haciz işlenmiştir. Aracın fiili haczi yapılmamıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde aracın 1,5 aydır bağlı olduğu şeklindeki sözleri, haczi öğrenme ile ilgili olmayıp hacizden önce 29.1.2001 günlü trafik görevlilerince 2918 sayılı Yasanın 20/1-e maddesi gereğince aracın trafikten men edilme olgusunun anlatımı niteliğindedir. Çünkü haciz olmadan haczin öğrenilmesinden söz edilemez.
Davacı aracı hacizden önce 2918 sayılı Yasanın 20/d maddesine uygun şekilde yapılan noter sözleşmesiyle devir almak suretiyle mülkiyetini kazanmış bulunduğundan, davanın kabulü ile aracın trafik kaydı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle süreden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy