(1479 S. K. m. 24, 25, 79) ( Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yön. m. 5/c)
Dava: Davacı 20.4.1983-22.8.1992 tarihleri arasında Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitiyle, müracaat tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Bağ-Kur sigortalısı olan davacı vergi kaydını sildirdiği 20.4.1983 tarihi ile 22.8.1992 tarihleri arasında Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Davacının vergi kaydı nedeniyle 24.4.1996'da talep üzerine 20.4.1982'den itibaren tescil edildiği, vergi kaydını sildirdiği 20.4.1983 tarihinden sonra Bağ-Kur yasanının 24. ve 25. maddelerinde aranan şekilde kendi adına ve hesabına bağımsız bir çalışması olmadığı gibi Esnaf ve Sanatkarlar sicili veya Kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı da bulunmayan davacının kurumca bu döneme ilişkin olarak sehven alınan primleri, ekstrelerine göre fazla ödeme gösterilerek değerlendirmeye alınmamıştır.
Bağ-Kur Yasasının 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile değişik 24. maddesine göre bir kişinin Bağ-Kur statüsüne girebilmesi için vergi yükümlülüğü öngörülmüş 14.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile anılan maddede getirilen değişiklikle sigortalılığa karine yönünde, vergi kaydı bulunanların sigortalılığının vergi kaydı tesisi ile başlayıp terkini ile sona ermesi vergi kaydı olmayan veya vergiden muaf olunması durumunda Esnaf ve Sanatkarlar sicili veya Kanunla Kurulu Meslek Kuruluş kayıtlarının esas alınacağı belirlenmiştir. Davacının çekişmeli dönemde düzenli prim ödemesi söz konusu olmadığından İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 5/c maddesinden yararlanması da olanaksız olduğu gibi 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesine 3396 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile eklenen fıkraya göre sonradan ödenen primleri isteğe bağlı sigorta süresi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Hal böyle olunca; kurumca yanılgı sonucu tahsil ettiği ödemeler isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy