(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 2)
Dava: Davacı 23.2.1995-1.9.1995 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı, 1.9.1995 tarihinden itibaren de Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı olduğunun ve 1.9.1995 tarihinden sonra Bağ-Kura prim borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 1.9.1995 tarihinde zorunlu sigortalı olarak işe başladığını, 19.11.1998 tarihli Bağ-Kur yazısı ile 23.2.1995 tarihi itibariyle meslek odası kayıtlarından Limitet Şirket ortağı olduğu anlaşıldığından Bağ-Kurlu olduğunun bildirildiğini oysa bu şirkette 6-7 ay çalıştıktan sonra zorunlu sigortalı olduğunu bundan sonra fiilen bu şirkette faaliyet göstermediğini, 23.2.1995-1.9.1995 arası Bağ-Kur'lu, bu tarihten itibaren zorunlu SSK.'lı olduğunun tespitini talep etmiş mahkemece de talep aynen kabul edilmişse de, bu sonuca noksan inceleme ve araştırma sonucu ulaşılmış olup usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Gerçekten davacının 1479 sayılı Yasa'nın 24/1-d maddesi gereğince Limitet Şirket ortağı olması nedeni ile Bağ-Kurlu olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının 1.9.1995 tarihinden sonraki dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısını yoksa 506 sayılı Yasa anlamında sigortalımı sayılacağı noktasında toplanmaktadır.
Bu tür davalarda mahkemece öncelikle davacının ortağı olduğu limitet şirketin, vergi kaydı uyuşmazlık dönemine ilişkin kazanç durumu ödenen vergiler Ticaret sicil kayıtları, şirket faaliyetinin devam edip etmediği davacının paydaş olup olmadığı gibi olgular araştırılmalı, öte yandan davacının zorunlu SSK.'lı çalıştığı dönemlerde aldığı ücret işin devamlılığı vs.de tespit edilmeli, tüm bu veriler birlikte değerlendirilerek fiilen çalışılan ve baskın kazancın öne çıktığı hizmete geçerlilik tanımak gerekirken noksan inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy