(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dava hukuki nitelikçe İcra İflas Kanununun 67 maddesine dayanan itirazın iptali ile alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür tazminat istemleri Sosyal Sigortalar tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine yöneliktir. Başka bir anlatımla, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan katsayı ile davacının gelirlerindeki artışlar saptanmak suretiyle, saptanan miktar, yeniden hesaplanan sigortalının tazminatından indirilmesi gerektiği açıktır. Hukuk Genel Kurulunun 30.9.1998 gün 998/617 E: 998/652 Kararıda bu doğrultudadır.
Mahkemece yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler gözönünde tutularak davacının tazminatı yeniden hesaplanmak, hesaplanan miktardan, hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte olan katsayı ile, davacı gelirlerindeki artış miktarı indirilmek ve usuli kazanılmış hakkıda gözönünde tutulmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2-Dava konusu likit alacağa ilişkin olmayıp doğrudan tazminata yöneliktir. Bu yönden icra inkar tazminatına da hükmedilmez. Bu yön dahi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy