(2829 S. K. m. 4, 5)
Dava: Davacı 1.7.1987-10.12.1990 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigorta kayıtlarına işlenerek diğer hizmetleriyle birleştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Aktaş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, kesinleşen mahkeme kararıyla saptanan sigortalı hizmetlerinin Kurum kayıtlarına intikal eden diğer sigortalı hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırı olup hüküm bozulmalıdır.
Gerçekten, dava konusu istem mahkemece tespit edilen Kuruma bildirilmemiş hizmete ilişkin prim borcunun infaz ve ödenmesine ilişkindir. Bu gibi uyuşmazlıklarda işverenin yeni adresinin saptanmaması veya dava konusu olayda olduğu gibi iflas etmesi, kısaca işverenin prim borçlarından takibe tabi tutulamaması gibi durumlarda sigortalının gerek kendi prim borcu ve gecikme zammını ve gerekse işverenin hissesini ödemek suretiyle yargı kararını infaz ettirmesi mümkündür. Aksi düşünce Sosyal Güvenlik hakkının kullanılmasını imkansız hale getirir. Mahkemenin belirtilen şekilde hüküm kurması gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm bozulmalıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy