(1479 S. K. m. 24, 25, 26)
Dava: Davacı, 7.1.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekçede değişiklik yapılarak talebin kabulüne karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Gerçekten, 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası 26. maddesinde açıkça sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği vurgulanmıştır. Öte yandan yine aynı Yasanın 24. ve 25. maddelerinde belli olguların varlığı halinde, kişilerin kendiliğinden bu kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmektedir.
Bu durumda SSK.'dan kısmi aylık alan davacının 7.1.1993 tarihinden itibaren vergi yükümlüsü olduğu ve bakkallık mesleği ile fiilen iştigal ettiği de sabit olduğundan Bağ-Kurlu sayılması gerektiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirdi. Davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy