(506 S. K. m. 130) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, 01.03.2001 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Nur Algan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının sigortalı olarak ilk defa 1975 yılından itibaren çalıştığının tespitine ilişkin istemi reddedilmiş ise da bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır. Gerçekten dosya içerisinde bulunan 27.06.1977 tarih 81/20 sayılı müfettiş raporu ile eki 14.06.1977 tarihli SSK müfettiş tutanağında davacının 14.08.1975 tarihinden itibaren iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının saptandığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 506 sayılı yasanın 130. maddesi gereğince sigorta müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit olunca ya kadar geçerlidir.
Davacının çalıştığına ilişkin müfettiş tutanağının aksi davalı tarafından eş değer delillerle kanıtlanmamıştır. Bu durumda işyerinin 506 Sayılı Yasa kapsamında olmaması davanın reddi için gerekçe yapılamaz. Davacının 14.8.1975 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı tespit edilmesi ve davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy