(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 70) (2380 S. K. Ek m. 4)
Dava: Davacı İller Bankasından gelen hazine yardımına koyduğu %25'i aşan orandaki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı Ilıca Belediye Başkanlığının Ilıca Ziraat Bankası nezdindeki bütün hesaplarındaki mevduat üzerine, bu arada 2380 s. Kanun gereği İller Bankasından Belediyeye gönderilen hazine yardımı üzerine haciz uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Mahkemece 2380 s. Kanun gereğince İller Bankasınca Belediye gönderilecek hazine yardımından, SSK. nun takipleri sebebiyle kaynakta kesinti yapıldığı, buna rağmen Ilıca Ziraat Bankasındaki hesaba gönderilen kesintiden sonra kalan bölüm üzerinde haciz uygulanamayacağı görüşü ile davanın kabulü yoluna gidilmiş ise de bu sonuç isabetli değildir.
506 s. Sosyal Sigortalar Kanununun 80. maddesine göre, Kurumun prim alacakları yönünden 6183 s. Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, sözü edilen Kanunun 70. maddesi ise, 3986 s. Yasanın 16. maddesi ile, mahalli idarelerin mallarının haczedilebileceğini kabul etmiştir. Öte yandan, Belediye Gelirler Yasası ile sair Kanunlardaki Belediyelere verilen payların vergi ve resim hükmünde olduğunu belirleyen 277 s. Kanun, yukarda anılan 3996 s. Yasanın 18. maddesiyle değiştirilmiş ve bu payların 6183 s. kanuna göre hacze tabi bulunduğunu hükme bağlanmıştır. Bu arada, Belediyelere Genel Bütçe Gelirlerinden pay verilmesine ait 2380 s. Kanuna, 3986 s. Kanunun 17. maddesi ile getirilen ek 4. maddesi söz konusu yasaya göre, İller Bankasınca belediyelere dağıtılacak payların 6183 s. Yasa yönünden nasıl değerlendirileceği konusunda özel bir sistem kabul etmiştir. İşte, görülmekte olan davada gözönünde tutulması gereken kurallar bu düzenlemede gösterilmiştir. Ek 4. madde, mahalli idarelerin, 6183 s. Yasaya göre takip edilen borçları için, İller Bankasınca dağıtılacak paylardan ödeme yapılacağını 1., 2. ve 3. bentlerinde belirlemiş 6.bendinde ise, bu paylardan yapılacak ödeme veya kesintilerin, oranlarını alacakların nev'ine göre ayrı ayrı veya topluca belirlemeye, mahsup işlemlerine ait sair usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı'nı yetkili kılmıştır. Maliye Bakanlığı da Kanunun kendisine verdiği bu açık yetkiye göre, hazırladığı, 11.12.1997 tarihli 53789 s. Genelge ile Belediyelere 2380 s. Kanun gereği ayrılan payların kendi kuruluşları için ancak %25'inin, sair kuruluşlar yönünden ise, Sosyal Sigortalar Kurumu dahil, %50'sinin kesilebileceğini kararlaştırılmıştır. Şu duruma göre; Belediyelerin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan prim borçlarının 2380 s. Kanun uygulamasından doğan paylarının ancak %50'sinin haczedilmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemenin açıklanan bu özel hükme karşın, bütün payların haczedilebileceğini kabul etmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Mahkemece uyuşmazlık konusu hesapta bulunan paralardan ne miktarının 2380 s. yasa gereği davacı Belediye'ye ayrıldığını saptamak ve bunlar yönünden ancak %50 oranında, haciz uygulanacağını belirlemek, diğerleri yönünden sınırlamanın söz konusu olamayacağını gözönünde tutarak sonuca ulaşmaktır.
Şu duruma göre Belediyelerin SSK. Başkanlığına 506 s. Yasadan kaynaklanan borçları nedeniyle, 2380 s. Yasa'nın uygulanmasından doğan payların %50'sinin haciz edilmesi mümkündür.
Mahkemece yapılacak işlem, uyuşmazlık konusu hesaplarda bulunan paralardan, 2380 s. Kanun gereği belediyeye gönderilenler yönünden öncelikli, 2380 s. Kanun gereği tahakkuk eden hazine yardımından, Kurum alacağı sebebiyle İller Bankası tarafından belediye hesabına gönderilmeden %50 oranında kesinti yapılıp yapılmadığını belirlemek, İller Bankası tarafından hiç kesinti yapılmamış ise yada yapılan kesinti %50 oranında değilse, belediye hesabına gönderilen paydan tahakkuk eden hazine yardımından %50 oranında kesinti yapılabileceğinden haczi mümkün hazine yardımı miktarını belirlemek, belirlenen bu miktar için haczin mümkün olduğu, uyuşmazlık konusu hesaplardaki sair paralar yönünden sınırlamanın söz konusu olamayacağı gözönünde tutularak karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 08.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy