(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı Hüseyin Ölmez, borçlu Ramazan Ölmez'in babası olup haciz 9.11.2000 gününde birlikte oturdukları eşi Meryem Ölmez ile kızı Ayşe Ölmez'in huzurunda yapılmıştır. Haczedilen ev eşyalarının 15.1.2001 gününde muhafaza altına alınması üzerine davacı, 16.1.2001 gününde İcra Müdürlüğüne verdiği dilekçesinde istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekilince itiraz edilmesi üzerine, dosya kendisine gönderilen Adana İcra Tetkik Merciince 19.2.2001 gününde takip devamına karar vermiş, daha sonra davacı 3. kişi tarafından bu dava açılmıştır.
Borçlu oğlu ile birlikte oturan, karısı ve kızı haciz sırasında hazır bulunan davacı 3. kişinin haczi en geç ertesi günü öğrendiğinin kabulü gerekir. İİK. nun 96/son maddesine göre malın haczini öğrenen borçlu veya 3. kişi öğrenme gününden itibaren 7 tarih içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak iddiacısı ile birlikte oturan kimseler yahut bunların iş ortakları iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97/9 gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczini öğrenmiş sayılırlar Davacı 3. kişi, yukarıda özetlenen dosya içerine göre, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 tarih içerisinde istihkak iddiasında bulunmamıştır. Davacının kanuni süreden sonra verdiği istihkak iddiasına ait 16.1.2001 günlü dilekçesi geçersiz olup hukuksal sonuç doğurmayacağı açıkça ortadadır. İcra memurunun İİK. nun 97/1 prosedürü işletmesi sonucu dosyayı ele alan tetkik merciince, 3. kişinin isteminin istihkak iddiasının süresinde yapılmaması sebebiyle reddine karar vermesi yerine hatalı olarak takibin devamı kararı vermesi davacıya kaçırdığı hakdüşürücü süre yerine yeni bir dava açma hakkı vermez.
Bu halde davanın süre yönünden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı (Alacaklı)'ya iadesine, 07.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy