(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 70)
Dava: Davacı, İller Bankasından Belediye payı olarak Ziraat Bankasına aktarılan ve kamu yararına tahsis kararı bulunan paylar üzerindeki hacizlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı Belediyenin 2380 sayılı yasa uyarınca, İller Bankasınca, Belediye'ye ayrılan pay üzerine haciz uygulanıp uygulanamayacağı konusuna ilişkindir. Mahkemece, söz konusu payların tamamı üzerine haciz konulabileceği görüşü ile davanın reddine karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 80.maddesine göre, Kurumun prim alacakları yönünden 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, sözü edilen Yasanın 70.maddesi ise, 3986 sayılı Kanunun 16.maddesi ile mahalli idarelerin malların haczedilebileceğini kabul etmiştir. Öte yandan, Belediye Gelirler Kanunu ile diğer Kanunlardaki Belediyelere verilen payların vergi ve resim hükmünde olduğunu belirleyen 277 sayılı Kanun, yukarıda anılan 3996 sayılı Kanunun 18.maddesiyle değiştirilmiş ve bu payların 6183 sayılı yasaya göre hacze tabi bulunduğunu hükme bağlanmıştır. Bu arada; Belediyelere Genel Bütçe Gelirlerinden Pay Verilmesine ilişkin 2380 sayılı Kanuna, 3986 sayılı Yasanın 17.maddesi ile getirilen ek 4.maddesi İller Bankasınca belediyelere dağıtılacak payların 6183 sayılı Kanun yönünden nasıl değerlendirileceği konusunda özel bir sistem kabul etmiştir. İşte, görülmekte olan davada göz önünde tutulması gereken kurallar bu düzenlemede gösterilmiştir. Ek 4.madde, mahalli idarelerin, 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen borçlara için, İller Bankasınca dağıtılacak paylardan ödeme yapılacağını 1.,2. ve 3. bentlerinde belirlemiş 6.bendinde ise, bu paylardan yapılacak ödeme veya kesintilerin, oranlarını alacakların nev'ine göre ayrı ayrı veya topluca belirlemeye, mahsup işlemlerine ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı'nı yetkili kılmıştır. Maliye Bakanlığı da Yasanın kendisine verdiği bu açık yetkiye göre, hazırladığı, 11.12.1997 günlü 53789 sayıl Genelge ile Belediyelere 2380 sayılı Yasa gereği ayrılan payların kendi kuruluşları için ancak % 25'inin, diğer kuruluşlar yönünden ise, Sosyal Sigortalar Kurumu dahil, % 50'sinin kesilebileceğini kararlaştırılmıştır. Şu duruma göre; Belediyelerin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan prim borçlarının 2380 sayılı Yasa uygulamasından doğan paylarının ancak % 50'sinin haczedilmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemenin açıklanan bu özel hükme karşın anılan genelgenin tavsiye niteliğinde olduğu yolundaki yerinde olmayan gerekçe ile sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak işlem; uyuşmazlık konusu hesapta bulunan paralardan ne miktarının 2380 sayılı kanun gereği davacı Belediye'ye ayrıldığını saptamak ve bunlar yönünden ancak % 50 oranında, haciz uygulanacağını belirlemek, diğerleri yönünden sınırlamanın söz konusu olamayacağını göz önünde tutarak sonuca ulaşmaktır. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy