(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 3. kişi ile borçlu boşanmış karı-koca olmasına karşın birlikte oturdukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Haciz 3.8.2001 gününde müşterek evde ve borçlunun huzurunda uygulanmıştır.
İİK. nun 96/3. maddesi hükmüne göre, istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları gerekir. Aynı madde de haczin yapıldığını öğrenen 3. kişinin 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği öngörülmüştür.
Bu durumda, davacı 3.kişi İİK. nun 96. maddesinde yazılı 7 günlük hakdüşürücü süreyi geçirdiğinden süre yönünden davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı kendiliğinden dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; İİK. nun 97/a maddesi hükmü gereği kanuni karine borçlu yararınadır. Davacı 3. kişi bu karinenin aksini ispata yeter kanıt göstermemiştir. Bu sebeple davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy