(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı (3. Kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 5.6.2001 gününde davacı şirket temsilcinin yokluğunda haczedilmiştir. Bu sebeple davacının haciz anında istihkak iddiasında bulunması olanaksızdır. Hacizden ve haczi öğrendikten sonra süresi içerisinde İİK. 96. ve 97. maddeleri uyarınca icra müdürüne istihkak iddiasında bulunup ön işlemler yapılmadan 14.6.2001 gününde bu davayı açmış olmasında kanuna aykırı bir yön yoktur. Davacı İİK.97/9 maddesi uyarınca bu ön işlemler yapılmadan doğrudan merci hakimliğinde istihkak davası açabilir. Davacı 3.kişinin bu davadan sonra 18.6.2001 gününde icra müdürlüğüne istihkak iddiası bulunması, yukarıda belirtilen ön işlemlerin yapılmasını gerektirmediği gibi işlemlerin yapılmış olması da hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.
Bu halde kanuni süresi içinde açılan davanın esası incelenip oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken; istihkak iddiası üzerine icra tetkik merciine gönderildiği durumda karar verilmediği ve istihkak iddiasının icra müdürlüğünce yapılmadığından bahisle; artık hukuksal bir yararı kalmamış ön işlemlerin yapılması için davacıyı zorlayacak biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı (3. Kişiye) iadesine, 13.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy