(818 S. K. m. 60) (HGK. 05.06.2002 T. 2002/4-470 E. 2002/477 K.)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ve Tetkik Hakimi Nur Algan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ait dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesinde s. ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ait isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Eylül 1989 gününde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı 40.000.000.-TL. maddi tazminatın fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere olay gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı, bu dava ile birleştirilen Ankara 5.İş Mahkemesinin 2000/868 Esas s. 27.7.2000 günlü ek davada 2.960.000.000.-TL. maddi, 500.000.000.-TL. manevi tazminatın olay gününden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucu sigortalının maluliyet oranına itirazı gözönünde tutularak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 26.6.2001 günlü kararıyla SSK. Ankara Hastanesinin 10.5.1992 günlü maluliyet oranının %6.3 olduğuna ait raporunun doğru olduğuna karar verilmiştir. Yargılama sonunda mahkemece 40.000.000.-TL. maddi tazminatın istem gibi olay gününden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline açılan ve birleştirilen ek davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de 10 senelik zaman aşımı süresinin başlangıcı, davacının maluliyet oranını tespit eden 11.5.1992 günlü SSK. Ankara Hastanesi Sağlık Kurulunca verilen rapor tarihidir. Çünkü davacı zararının kapsamını ancak bu raporla öğrenmiştir. Dairemizin yerleşmiş uygulaması Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.6.2002 tarih ve E: 2002/4-470-K: 2002/477 s. kararıyla yansıyan görüşte bu yoldadır. Hal böyle olunca ek davanın açıldığı tarihte zaman aşımı süresinin dolmadığı açıkça ortadadır.
Bu halde ek davanın zaman aşımı nedeniyle reddi usul ve kanuna aykırıdır. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 09.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy