(2004 S. K. m. 96)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 3. kişi ile borçlu ( baba-kız ) olup, aynı evde oturdukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Haciz 28.11.2001 tarihinde müşterek evde ve borçlunun eşi, davacının annesi Ayşe Kılıç huzurunda uygulanmıştır.
İİK.nun 96/3. maddesi hükmüne göre, "istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları" gerekir. Aynı madde de "haczin yapıldığını öğrenen 3. kişinin 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği" öngörülmüştür.
Bu durumda, davacı 3. kişi İİK.nun 96. maddesinde yazılı 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğinden "süre yönünden davanın reddi" gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı re'sen dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy