(6183 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptaliyle, borcun terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SSK. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacının temyizine gelince;
Davacının ortağı bulunduğu, M. S. R. Gıda ve Tüketim Mad. Satış Reyonları A.Ş.'nin 1996/3-4-5-6-7-8-9-10-11 ayları ile ilgili prim borçlarından dolayı davacı hakkında ödeme emri düzenlenip 698.149.753.-TL. talep edilmiştir.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilana göre, davacının ortağı olduğu A.Ş.'nin 19 Temmuz 1991 yılında kurulduğu, davacının 1 adet (1) hisseye sahip olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı iken 1991 yılından sonra söz konusu şirketten ayrıldığı, 6.8.1992 ve 18.4.1994 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen Şirketin Yönetim Kurulu Başkan ve üyeliklerine başka kişilerin atandığı, ortaklar arasında da davacının isminin bulunmadığı görülmektedir.
Ankara Ticaret Sicili Memurluluğunun 7.11.2001 gün ve 17779 sayılı yazılarında, şirketin tasfiye halinde bulunduğu, şirket Kurucu ortaklarından olan Mustafa Kalfaoğlu'nun (davacı) 29.6.1992 tarihinde akdedilen olağan Genel Kurul Haziran cetvelinde isminin bulunmadığı, ortaklıktan ayrıldığı bildirildiği gibi dosya içerisinde bulunan şirket ile ilgili kararlarda ve haziran cetvellerinde davacının adının bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. A.Ş.'nin Yönetim Kurulu başkanı olmayan, şirketten 1992 tarihlerinde ayrılmış olan davacıyı 1996 yılının 3-11 aylarının primlerinden sorumlu tutmak mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan borçlu şirket bir Anonim Şirket olup Limited Şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen 6183 sayılı yasanın 35.maddesine göre sorumluluğuna gidilmesi de doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy