(2004 S. K. m. 44, 96) (818 S. K. m. 179) (3226 S. K. m. 19)
Dava: Kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3. kişi 30.10.2000 tarihinde huzurunda yapılan haciz sırasında ve dava dilekçesinde işyerini içindeki mallarla birlikte borçludan devraldığını bildirmiştir. Borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğindedir. İİK.'nun 44. maddesine göre işyerini devretmek belli koşullara bağlanmıştır. Gerçekten anılan maddenin 1. fıkrasına göre, Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur... Davacı bu madde koşullarının gerçekleştiğini iddia ve ispat edemediğinden davalı alacaklının haklarını etkilemez. Öte yandan BK.'nun 179. maddesi hükmüne göre bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan kimse bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından sorumlu olur...
Öte yandan dava konusu S. Bilgisayara ait olduğu iddia olunan 29.5.2000 tarihli finansal kiralama sözleşmesine göre davacı 3. kişi bu sözleşmede kiracı durumunda olup mülkiyet hakkı finansal kiralayandadır. Kiracının Finansal Kiralama Kanununun 19. maddesine göre sadece şikâyet hakkı bulunup istihkak davası açma hakkı yoktur. Bu halde davacının bu hacizli mal yönünden davacı sıfatı olmadığı da açıktır.
Hal böyle olunca davacı 3. kişi tarafından açılan istihkak davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy