(2004 S. K. m. 96, 97) (1086 S. K. m. 245, 275, 508, 509, 510, 511)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. Anılan Kanunun 97. maddesi hükmünce bu davalar basit yargılama usulüne tabi olup HUMK. nun 511. maddesi gereğince de; bu usul hükümlerini düzenleyen (HUMK. 508-510) hükümlere aykırı olmayan hallerde yazılı yargılama usulü kuralları uygulanacağı açıktır.
Dava 15.2.2002 gününde açılmış, mercice ilk duruşma günü olarak 20.2.2002 tarihi belirlenmiş ve dava dilekçesi davalı alacaklıya 18.2.2002 gününde elden tebliğ edilmiştir. Tebliğ edilen davetiye HUMK. nun 509 ve 510. maddelerindeki uyarıları içermediği gibi; tayin edilen duruşma günü de kanuna aykırıdır. Tebliğ evrakı çıkaracak mercii tarafından, tayin edilecek sürelerin hesabında, dikkat edilmesi gerekli hususları açıklayan Tebligat tüzüğünün 12. maddesi son cümlesinde ...köyde ve aynı vilayetin sair bir kazasında tebligat yapılacaksa 15 günden az olamayacağı.. ifade edilmiştir. Merciice bu süreye riayet edilmediği gibi; cevap lahiyası verme olanağı tanınmayan davalı alacaklı vekilinin delil sunmak ve tanıklarını dinletme talepleri de red edilmiştir. Davalı alacaklıya delillerinin ibrazı ve tanıklarının yöntemine uygun biçimde çağırılarak dinlenmesi (HUMK. 245-274) bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekirken; yalnızca davacı tanık anlatımıyla yetinmek ve davalının savunma ve ispat hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı biçimde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy