(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı temyiz isteminden feragat etmesi nedeniyle talebinin reddine,
2. Davalının temyizine gelince,
Dava nitelikçe iş kazası sonucu meslekte kazanma güç kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davacının % 20, işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu kabul edilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davacı işverene ait O. A. Tamir Fabrikası işyerinde tesviye atölyesinde 1.4.1991 tarihinden itibaren tesviyeci olarak çalışan deneyimli ve uzman bir işçidir. Olay davacının metal planya tezgahında çalışırken otomatik ilerleme pimi yerine, yenisini takmaya çalıştığı sırada sağ elini tezgahın çalıştırma koluna çarpması ve tezgahın harekete geçerek sol el serçe parmağının dişliler arasına sıkışarak kopması ile meydana gelmiştir. Davacının yaşı, kıdemi, işyerindeki deneyimi, kazanın oluş şekli dikkate alındığında olayın meydana gelmesinde daha fazla kusurlu olduğu sonucunu doğurmaktadır. Her ne kadar, işyerinde makineyi tamir ile görevli kimsenin bulunmadığı söylenmekte ise de davacının tecrübesi ile bu eksikliği giderici önlemleri almadan ve gerekli özeni göstermeden makineyi tamir etmek istemesindeki sorumsuzca davranışını haklı gösterecek hiçbir neden mevcut değildir.
Bütün bu hususlar dikkate alındığında davacıya izafe edilen kusur oranının az olduğu ortadadır. Bu hususun gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3. Diğer yandan zararın 1991 'de meydana gelen olaya bağlandığı ve ulaşacağı zarar miktarı da dikkate alınarak davalı idare yararına BK.'nun 43. ve 44. maddesi uyarınca hakkaniyet indirimine gidilmesi gerekirken, bundan dahi zuhul olunması bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 16.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy