(506 S. K. m. 78, Geç. m. 80)
Dava: Davacı, aksine Kurum işleminin iptali ile fazladan ödediği 1.080.000.000 TL. tutarındaki borçlanma priminin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 4056 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 80. madde uyarınca yapılan borçlanma isteminin ilk başvuru tarihinde geçerli olan ücretler üzerinden kabulü gerektiğinin tespiti isteğine ilişkindir.
506 sayılı Yasaya 4056 sayılı Yasa ile eklenen geçici 80. maddede borçlanmaları kabul edilen sanatçıların anılan Yasanın 78. maddesine göre borç ödeme tarihindeki belirlenen asgari ücret üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini bir defada Kuruma ödemeleri şartıyla çalışmalarını borçlanabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacı, ilk defa, 2.11.1995 tarihinde sanatçı borçlanması talebinde bulunmuş, Kurum tarafından 7.3.1997 tarihinde reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı, dava açmak yerine, ikinci defa 12.8.1999 tarihinde Kuruma başvurarak yeniden borçlanma talep etmiş, ancak bu talebi de reddedilmiştir. Talebi ikinci defa reddedilen davacının açtığı dava üzerine sanatçı borçlanması Kurumca kabul edildiğine göre, ikinci başvuru tarihindeki ücretler üzerinden borçlanma bedeli ödenmelidir.
Gerçekten, davacının borçlanma talebinde bulunmuş olması, Kurumun inceleme yetkisini ortadan kaldırmaz. Öte yandan davacı, sanatçı borçlanması için başvurusu Kurumca reddedildiğinde bir itirazda bulunmamış, dava açma yoluna gitmemiştir. Davacının, böylece gösterdiği ihmalin sonucunu kuruma yüklemek doğru değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy