(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 3.2.1993-31.12.1996 tarihinde aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan SSK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Mahkemece, davacının 1993-1997 tarihleri arasında sürekli SSK'lı çalıştığı kabul edilmiş ise de bu husus usul ve yasaya aykırıdır. Dosyada davacıya ait imzalı ücret tediye bordroları mevcut olup davalı yanındaki çalışmalarının kesintili geçtiği ve çalışılan kadar sürenin SSK'ya bildirildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının işverenleri inşaat işi ile uğraşan oğulları olup, tam süreli olarak çalışmış davacı babanın, oğulları tarafından sosyal güvenlik hakları ketmedilerek SSK'ya eksik sureli çalıştığı bildiriminin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır Böyle olunca daha fazla çalıştığı olgusu gerçekleşmemektedir
Davacının bu işyerlerinde ki çalışmaları kesintili olarak SSK'ya bildirilmiş bulunduğundan bu surelerin yeniden hüküm altına alınmasında da ayrıca hukuki yarar yoktur
Davacının davalı işyerlerinde geçen çalışmaları kesintili olup aksı durum dosya içerisindeki mevcut bordro, resmi kayıtlar ve tanık anlatımları ile de ispatlanmamaktadır Ücret bordroları imzalı olup 30 günün altındadırlar Hizmet tespitine ilişkin istemin reddi gerekir
2- Davacının vergi kaydı 31.12.1992 tarihinde sona ermiş bulunsa da 6.8.1998'e kadar açık bulunan şoförler odası ve esnaf sicil müdürlük kayıtları nedeni ile Bağ-Kurluluğu devam edeceğinden, Bağ-Kur'ca da SSK ile çakışan sureleri hariç arta kalan surelerin Bağ-Kurlulukta geçtiği hususunda niza yaratılmadığından mahkemece 31.12.1992 tarihinde Bağ-Kurluluğunun sona erdiğinin kabulü ile SSK ile çakışmayan dönemlere ilişkin Bağ-Kur'luluk kaydının iptali hükmü usul ve yasaya aykırıdır
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davalı SSK.nun bu yönlen amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 8.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Ocak 2003
Full & Egal Universal Law Academy