(2004 S. K. m. 96, 97/a) (818 S. K. m. 231)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3. Kişi ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine.
Uyuşmazlık 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olup dava konusu ev eşyaları 20.11.2000 tarihinde borçlu ile davacı olan babasının birlikte oturduğu evde haczedilmiştir. Bu eşyalardan çamaşır makinası ile koltuk takımı davacı baba tarafından Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 1999/8590 sayılı takip dosyasında 4.2.2000 tarihinde gerçekleşen ihalede satın alınmıştır. BK.'nun 231. maddesi hükmü gereği ihalede taşınır bir malı satın alan kimse onun mülkiyetini ihale anında kazanır. Hukuk Genel Kurulunun 31.10.1990 gün ve E: 1990/15-375, K: 1990/53 sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere ihalenin yasada açıklanan şartlara uygun olup olmadığı ya da muvazaa ile illetli olduğu ileri sürülüp iptal edilmedikçe alıcının ihale ile kazandığı mülkiyet hakkına itiraz olunamaz. Dosyada ihaleye konu takip ve ihalenin muvazaalı olduğuna ilişkin hiçbir kanıt yoktur.
Davacı babanın ihale ile mülkiyetini kazandığı ev eşyalarını, borçlu oğlu ile birlikte oturulan evde bulundurması hayatın olağan akışına uygundur.
Bu durumda, davacının ihale ile aldığı mahcuzlardan koltuk takımı ve çamaşır makinası yönünden davanın kabulü gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyen muvazaa gerekçesiyle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, haczedilen buzdolabı yönünden davacı haciz tarihinden önceki 27.12.1999 tarihli faturaya dayanmıştır. Bu belgenin doğruluğu saptandığı takdirde İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksinin kanıtlandığının kabulü gerekeceği açıkça ortadadır. Bu durumda adı geçen faturanın haczedilen buzdolabına ait olup olmadığının gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak saptanması, faturayı düzenleyen firma yetkililerinin dinlenmesi, fatura dip koçanlarının getirtilmesi gerektiğinde faturayı kesen firmaların ticari defterleri ve envanterleri üzerinde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve faturalara değer verilemeyeceği görüşü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı ( 3. Kişinin ) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 7.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy