(506 S. K. m. 53, 109)
Davacı, aksine Kurum işleminin iptali ile maluliyetinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, nitelikçe davacının maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığı bağlanmasına ait olup, 506 s. Kanunun 53. maddesinin a ve b fıkralarını ilgilendirmektedir. Burada sigortalının rahatsızlığı sebebi maluliyet oranının tesbiti ile maluliyet oranı 2/3'e ulaşmadığı takdirde de çalışamaz halde bulunup bulunmadığı hususu araştırılacaktır. Bu hususların belirlenmesi için takip edilecek yöntem ise 506 s. Kanunun 109. maddesinde anlatılmaktadır. Böylece davanın konusu itibari ile 506/53 ve 109. maddeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Davacı karaciğerinden rahatsız olduğu için 1996 Mart ayında Trabzon Numune Hastanesine başvurmuş olup, Mart 1996-2000 Haziran arasında altı kez burada yataklı tedavi görerek hastalığı izlenmiş ve çeşitli operasyonlar geçirmiştir. Bu hastaneden 15.12.1998 günlü aldığı sağlık kurulu raporu ile özür durumuna göre çalışma gücünü %80 kaybettiği belirtilmiştir. Bu zaman süresinde sair yandan da Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde zaman zaman tetkikler yaptırıp karaciğerinden ameliyat olduğu da tedavi evraklarında görülmektedir. Bu husus dosyada davacı adına hazırlanan ve en son tedavisinin 8.6.2002'de yapıldığını yazan ve Doç. Dr.V.Ayan Kama İmralı epikriz bülteninden anlaşılmaktadır. Davacı maluliyetinin tespiti için Kurumun resmi sağlık ünitesi olan SSK Trabzon Hastanesinde muayene olduğunda düzenlenen 23.2.2000 günlü ve 201 s. raporda sigortalının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği belirtilmektedir. Bu sebeple davacının 22.6.1999 günlü maluliyet sigortalılığından aylık bağlanması talebi SSK'ca reddedilmiştir.
Davacı, maluliyet aylığı bağlanmasına yönelik tahsis talebi Kurumca reddedildikten sonra 23.2.2000 günlü maluliyet oranını belirleyen bu rapor karşı 21.6.2000'de itiraz ettiğinden, itiraz dilekçesi ve maluliyet dosyası SSK Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmek üzere SSK'ca Yüksek Kurula gönderilmiştir. Bu aşamaya kadar yapılan işlemler 506 s. Kanunun 109. maddesinde anlatılan gereklere uymakta ve yerindedir.
Davacıya ilişkin maluliyet dosyası maluliyet oranının tesbiti ile aylığa hak kazanabilme olgusunun araştırılması için Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği aşamada SSK Sağlık İşlerini Genel Müdürlüğünün Trabzon Sigorta İl Müdürlüğüne yazdığı 11.6.2001 günlü yazısından, sigortalının bir eğitim hastanesinin genel cerrahi kliniğinde yeniden muayene ve tetkiklerinin yaptırılarak düzenlenecek ayrıntılı sağlık kurulu raporu ve dayanağı belgelerin eklenerek SS Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmesi istendiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere SS Yüksek Sağlık Kurulu genelde evrak üzerinde inceleme yapmaktadır. Davacı sigortalının en son sağlık durumunun belirlenmesi için tam teşekküllü ihtisas sahibi bir eğitim hastanesinin inceleme ve raporuna ihtiyaç duyulmaktadır. İdari yönden bu gelişmeler oluşmakta iken davacı 15.9.2000'de maluliyet oranının tespiti ve aylık bağlanmasına ait dava açarak konuyu yargıya aktardığından sigortalının özlük dosyası ve maluliyet oranının belirlenmesi ve itirazlarına ait Kurum üniteleri aralarındaki yazışmalar mahkemeye intikal etmiştir. Davacı vekilinin de istemi üzerine 26.6.2001 günlü celsedeki ara kararı ile sigortalı, SS Yüksek Sağlık Kurulunca istenen eğitim hastanesinin muayene ve tetkikleri ile düzenlenecek maluliyet raporlarının aldırılması amacıyla Ankara Eğitim hastanesine sevk edilmiş ve muayenesi yaptırılmıştır. Sigortalının bu hastanede yaptırılan muayenesi sonucu alınan 15.2.2002 günlü sağlık kurulu raporunda maluliyet oranı %67 ve malulen emekli olur kaydı bulunmaktadır. Mahkemece de Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunca verilen 15.2.2002 günlü rapor yeterli görülüp içeriği dikkate alınarak davacının istemi kabul edilerek %67 maluliyeti gereği 1.3.2002 gününden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanmasına dair hüküm kurulmuştur. Bu raporlar alındıktan sonra 506 s. Kanunun 109. maddesindeki aranan idari prosedüre uyulmadığından bahisle, SSK'ca itiraz edilmiş ise de davacı, istemine uygun düşen bu rapor kabul edilmiştir.
Böylece mahkeme 506 s. Kanunun 109. maddesi gereği davacının maluliyetinin 2/3'e ulaşmadığını belirleyen rapora itiraz edildiği için maluliyet dosyasının incelenerek ve maluliyet oranının ve kararının belirlenmesi için SS Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilen ve sonucunun beklenmesi gereken Yüksek Sağlık Kurulu kararının beklenmesi gözardı edilerek başlatılmış bulunan idari işlemler yarıda kesilerek mahkemenin Yüksek Sağlık Kurulu yerine geçerek davacının maluliyet oranını belirleyen hükmü usul ve kanuna aykırıdır.
506 s. Kanunun 109. maddesinin son fıkrasında Kurumca verilen kararlara ilgililerce itiraz edilirse durum SS Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır denmektedir. Dosyada SS Yüksek Sağlık Kuruluna henüz bir karar oluşturma fırsatı verilmemiştir. Bu sebeple 109. maddesi de izlenmesi gereken idari prosedür yarıda kalmıştır. Dosyada mevcut S.S.Kurum Başkanlığı Hukuk müşavirliğinin 18.6.2001 günlü Trabzon İş Mahkemesine yazdığı yazı ile bilgi verilmekte olup, yine 11.6.2001 günlü Sağlık İşleri Genel Müdürlüğünün, Trabzon Sigorta İl Müdürlüğü'ne yazdığı yazı ile Yüksek Kurulca istenen sigortalıya ilişkin eğitim hastanesinden aldırılmış sağlık kurulu raporu SS Yüksek Sağlık Kuruluna ulaştırılmamıştır.
Bu aşamada mahkemece yapılacak iş, öncelikle 506 s. Kanunun 109. maddesinin son fıkrasında anlatılan işlemler yarıda kaldığı için sigortalının Ankara Eğitim Hastanesinden muayenesi sonucu almış olduğu 15.2.2002 günlü rapor SS Yüksek Sağlık Kurulunca beklenmekte olduğundan bu kurula gönderilmelidir. Bu kurullar kendi bünyesindeki tüzüğe göre davacının oluşmuş maluliyet oranına göre maluliyet aylığını hak edip etmeyeceğine dair bir karar verecektir. Bu kararın taraflarca öğrenilmesinden sonra, itiraz edilmediğinde kesinleşeceği için içeriğine göre uygulaması yapılacaktır. Eğer taraflar bu karara da itiraz edecek olurlarsa artık iş bu aşamada mahkemeye intikal etmiş bulunduğundan mahkemece Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine dosyası ve eşliğinde bizzat sigortalının kendisi de gönderilerek muayenesi ve tetkiki yapıldıktan sonra 506 s. Kanunun 53/a-b fıkralarında anlatıldığı üzere maluliyetinin 2/3'e çıkması halinde maluliyet aylığına hak kazanabileceğine, eğer maluliyet oranı 2/3'e ulaşmamış ise ancak 53/b fıkrasında anlatılan kurum ünitesindeki tedavisine rağmen çalışamaz halde bulunduğunun tespiti halinde yine maluliyet aylığını hak edebileceğinden, bu merciiden alınacak rapor sonucuna göre sigortalının istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulacaktır. Adli Tıp Kurumunca verilecek raporda 53. maddede anlatılan bu iki olgunun irdelenmesi mahkemece özellikle istenmelidir.
Mahkemece bütün bu olgular araştırılmaksızın öncelikle SS Yüksek İhtisas Kurulundan sigortalının maluliyetini veya çalışamazlık durumunu belirleyecek karar aldırılmadan ve 506 s. Kanunun 109. maddesinde anlatılan idari prosedürün sıralaması tamamlattırılmadan mahkemece, Ankara Eğitim Hastanesince verilen 15.2.2002 günlü sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy