(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 15.5.1994 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının, davalı işverene ait işyerinde 15.5.1994-15.10.1999 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine ilişkin isteminin, Sigorta Müfettişince düzenlenen tutanağının aksinin yazılı delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda SSK müfettişi tarafından düzenlenen 21.4.1998 tarihli yerel denetim tutanağında davacı, 15.5.1994 tarihinden itibaren işyerinde aralıksız çalıştığını; davalı işveren ortağı ise davacının aralıklı çalıştığını beyan etmiş, her ikisi de beyanlarını imzaları ile onaylamış ve SSK müfettişi tarafından başkaca da bir tespit yapılmamıştır. Ayrıca, davacının tespitini istediği dönemde davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığı birbirini doğrulayan bordro tanıklarının anlatımı, Kurum ve işyeri kayıtları içeriği ve tüm dosya kapsamı ile sabit olmuştur. Bu durumda davanın kısmen kabulü ile davacının işe giriş bildirgesinin verildiği 27.9.1994 tarihinden 15.10.1999 tarihine kadar davalı işverene ait işyerinde sürekli çalıştığının tespitine, daha önceki dönem hak düşürücü süreye uğradığından reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümünün reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy