(2004 S. K. m. 96, 97/A) (4502 S. K. Geç. m. 8) (4157 S. K. m. 2)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mahcuz eşyalar borçluya 20.5.1999 gününde ödeme emri tebliğ edilen işyerinde 22.7.1999 gününde haczedilmiştir. Bu durumda, İİK. nun 97/a maddesi hükmünde ön görülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu kanuni karinenin aksi davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından mahcuzlar borçlunun sayılır. Davacı tarafından ibraz edilen faturaların bir kısmının borçlu Medya İletişim ve Pazarlama A.Ş. adına bilgisayarda düzenlendiği üzerinin çizilip, el yazısı ile davacı 3. kişinin isminin yazıldığı görüldüğünden ve ayrıca faturalar her zaman sağlanması olanak dahilinde bulunan belgelerden olduğundan bu karinenin aksini ispata yeterli olmadığı gibi, dinlenen davacı tanıkları davacı 3. kişinin işçileri olup, anlatımları yeterli ve hükme dayanak yapılacak nitelikte değildir.
Davacı 3. kişi mahcuz bazı eşyaların (1 adet Vestel marka müzik seti, 2 adet split klima, 2 adet Siemens Nixdorf Bilgisayar, 1 adet Vestel bilgisayar) 20.4.1999 günlü İzmir 27.Noterliğince düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı Halk Finansal Kiralama A.Ş. tarafından kendilerine kiralandığını ileri sürmüştür. İİK. nun 96/1. maddesi hükmüne ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre istihkak davası açmış olan üçüncü kişinin dava konusu eşya üzerinde mülkiyet, rehin, intifa, sükna gibi bir ayni hak veya tapuya şerh verilmiş şuf'a, iştira, vefa, satış vaadi gibi kuvvetlendirilmiş kişisel hakka dayanması gerekir. Bunlar haricinde borçlar hukuku alanındaki kişisel haklar istihkak davasına konu olamaz. Finansal Kiralama sözleşmesi ile kiralanan eşyaların mülkiyeti kiralayana ilişkin olduğundan ve dolayısıyla davacı 3. kişinin kiracı olarak davacı sıfatı bulunmadığından söz konusu mahcuz eşyalar yönünden de davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan, Telekomünikasyon hizmetleri ile ilgili olarak abone veya kullanıcılara tahsis edilen numara ve hat kullanımı gibi, intifa ve kullanım hakları 4502 s. Yasanın Ek 25. maddesi gereğince haczedilemez. Somut olayda, davacı ile ilgili telefonların yasanın yürürlüğe girdiği 29 Ocak 2000 gününden önce haczedildiği açıktır. Ne var ki, aynı kanunun geçici 8. maddesinde bu yasanın yürürlüğe girmesinden önce haczedilip henüz satışı yapılmayan telefonlar üzerindeki hacizler ilgililerce bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde kaldırılmadığı takdirde sözleşmelerin feshedileceği hükümü öngörülmüştür. Hal böyle olunca dava konusu olay da geçici 8. maddenin öngördüğü koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği açıktır. Oysa açıklanan doğrultuda işlem yapılmadığı ortadadır. Bu nedenle, anılan kanunun geçici 8. maddesinin öngördüğü koşulların dava konusu olayda oluşup oluşmadığı araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi de keza usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 14.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy