(1086 S. K. m. 7/1, 187/2, 222, 223, 224, 225) (2004 S. K. m. 96)
Mahalli mahkemesinden verilen kararın temyizen tetkiki davacı (3. kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği
anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık 3. kişinin HK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı taşınır mala ilişkin istihkak davasıdır.
Merciice, dava dilekçesi ve davetiye davalıya tebliğ edilmeksizin ve dolayısıyla davalının yetki itirazı olmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmiştir.
Basit yargılama usulüne göre yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ilk itiraz olarak ve en geç ilk oturumda davanın esasına girilinceye kadar ileri sürülebilir. (HUMK. md. 187/2) Somut olayda yetkisizlik itirazı olmadığı gibi kesin yetki kuralı da söz konusu olmadığından, kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan başka, tetkik mercii yetki itirazını, duruşma açarak hadiseler gibi (HUMK. md. 222-225) inceleyip karara bağlar. Duruşma yapılmadan görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin HUMK.'nun 7/1: maddesi hükmünün kıyasen uygulanması olanaksız olduğu halde, duruşma yapılmadan evrak üzerinde inceleme sonucu karar verilmesi de kabul biçimi yönünden doğru değildir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA),
temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Nisan 2003
Full & Egal Universal Law Academy