(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 7, 14, 17) (766 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Eriklidere Köyünde bulunan ve kadastro sırasında tapulama dışı bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda belirtilen 39224 m2 ve 2019 m2'lik taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastro işlemi ise, 1970 yılında yapılmış, kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı 1989 tarihi arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
Çekişmeli taşınmaz, 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tespit dışı bırakılan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 Sayılı Yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde tespit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Tespit dışı bırakılan bir yerin Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakma işleminin yapılarak paftaların düzenlenme tarihinden dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre tespit dışı bırakılma işlemi yapılarak paftaların düzenlendiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmadığı gibi 1997 yılında yapılan keşif sonucu alınan orman mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarından taşınmazın %15-20 eğimli esmer orman toprağı olduğu, içindeki orman ağaçlarının kesilmesi nedeniyle imar-ihya edildiğinin rapor edildiği, bu hali ile de taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, zilyetlik süre ve şartlarının oluşmadığının tam olarak anlaşılmasına göre, açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy