(2829 S. K. m. 4, 8)
Davacı, Bağ-Kur ve SSK'na yatırdığı primlerin ve isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, yaşlılık aylığına hak kazandığının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (
..) aşağıdaki karar tespit edildi.
Davada sonuç olarak, hizmet birleştirilmesi yolu ile Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve Kurum sataşmasının giderilmesi istenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Davacının 31.1.1977 ila 31.12.1994 tarihleri arasında Bağ-kur'a tabi olarak çalıştığı ve 17 yıl, 11 ay prim ödediği, 17.10.1989 tarihinde ise Sosyal Sigortalar Kurumundan isteğe bağlı sigortalı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Zorunlu sigortalılık niteliğindeki Bağ-Kur sigortalılığı ile 1989-1994 yılları arasında çakışan 506 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçersiz olduğu açıktır. Davacının 1.1.1995 tarihinden itibaren ise 1080 günlük isteğe bağlı sigortalı primlerini ödediği ve 5.8.1999 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu SSK şahsi dosyasından anlaşılmakladır. Uyuşmazlık aylık bağlayacak Kurumun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 2829 sayılı Yasanın 8. maddesidir. Anılan maddeye göre birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Maddede öngörülen yedi yıllık fiili hizmet süresinin tespitinde; "takvim yılı" değil, çalışılan ve primi ödenmiş fiili hizmet yılının esas alınacağı tartışmasızdır.
Somut olayda davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresinin toplamı 2520 günün içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumun Bağ-Kur olduğu, başka bir anlatımla davacının aylık bağlanmasını istediği 5.8.1999 tarihin geriye doğru yedi yıllık fiili hizmet süresi toplamı olan 2520 günün içinde hizmet süresi 1260 günden fazla olan sürenin Bağ-Kur'a tabi olarak geçtiği, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde SSK'ya tabi olarak geçen sürenin ise, 1080 gün olduğu açık-seçiktir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 11.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy