(506 S. K. m. 79)
Davacılar murisi M. Taştan'ın davalılardan işverene ait işyerinde 10.9.1986-5.9.1991 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacı murislerinin 1986 ila 1991 yılları arasında davalı işverene ait çeşitli işyerlerinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece dava ispat edilmediğinden bahisle reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının ilk olarak davalı işyerine 10.9.1986 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin bulunduğu ve 2.10.1986 tarihine kadar sürekli çalıştığı, hemen ardından başka bir işyerine 1.10.1986 tarihinde işe girdiği ve o işyerinde de 1.4.1987 tarihine kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonra ise 4.6.1988 tarihinde davalı işyerine girip 31.10.1988'de çıkışının verildiği ardından yine davalı işyerine 1.9.1990 tarihinde girip 31.10.1990'da çıkışının verildiği görülmektedir. Davanın ise 2.7.2001'de açılmış olduğu anlaşılmakla hak düşürücü sürenin geçip geçmediği ve çalışmaların kesintili olup olmadığı, hususunun açıkça ortaya konulması için Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-432 E. 2003/97 karar sayılı 26.2.2003 günlü kararı da nazara alınarak işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde konusunda uzman bir bilirkişiden rapor almak ve şayet bu inceleme sonucunda işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiği takdirde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği sonucuna varmak gerekir.
Yapılacak iş, 4.6.1988 tarihi öncesine İlişkin istemin çıkışta başka işyerinde çalıştığı sabit olmakla hak düşürücü süreden reddine karar vermek; 4.6.1988 ile 5.9.1991 tarihleri arasına ilişkin istem yönünden ise; yukarıda açıklanan işlemler ikmal edilerek 1.4.1988 tarihinden sonrası için hak düşürücü sürenin geçmediğinin anlaşılması halinde davacının 4.6.1988 ile 5.9.1991 tarihleri arasındaki çalışmanın var olup olmadığının tespiti yoluna gitmek gerekir. Bu hususun tespiti için ise 4.6.1988 ile 5.9.1991 tarihleri arasındaki süreye ait işyeri dönem bordroları ile ücret bordrolarını celbetmek ardından ücret bordrolarının imzalı olması halinde imzalı ücret bordrolarında belirtilen süre dışındaki istemi reddetmek imzalı olmayan bordolar yönünden de işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bu tanıkların bilgisine başvurmak, bordrolarda kayıtlı tanık beyanlarına başvurulması mümkün olmadığı takdirde komşu işyeri kayıtlarına geçmiş şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurmak, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası getirtilip incelenmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik İnceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy